Güneydoğu Asya’ya Merhaba

IMG_1658

Öncelikle neden Güneydoğu Asya’yı tercih ettiğimi anlatacağım.

Aslında bu yaz, daha önce ki yazılarımda da bahsetmiş olduğum en yakın arkadaşım Tamer ile birlikte interrail ile Avrupa seyahatine çıkacaktık. Önceki sene gittiğim yerlerin yarısını tekrar görecektim ama benim için problem değildi. İnsanın dostuyla birlikte gittiği en basit bir yer bile bambaşka bir tada bürünüyor, bilirsiniz. Son 1.5 ay kala arkadaşımın maddi durumunun halen yerine oturmaması üzerine moralim bozuldu.

Tadım tuzum kaçtı ama yol virüsünü kapmış birisi olarak yeni maceralar beni bekliyordu. Tüm planlarımı tek gitmek üzerine yaptım. Tek sorun, yaşadığım aksilikten sonra Avrupa’dan soğumuştum. Önüme haritayı açtım, bakındım. Mısır’ı gördüm. Çocukluğumdan bu yana Giza piramitleri beni heyecanlandırırdı. The Mummy (Mumya) film serisi de bu heyecanı iyice körüklemişti. Mısır’da karışıklıklar vardı. Araştırdım gördüm ki, turistik bölgelerde hiçbir problem yok. Orada neler yapabilirim? bunu araştırmaya başladım. Piramitler dışında, Sharm el Sheikh vardı, dünyanın en güzel bölgelerinden birinde dalış yapma imkanı vardı ama en fazla 10 gün sonra bunlar bitecekti ya sonrası… Benimse 1 ay seyahat sürem vardı. Mısır çevresinde gezebileceğim ilgimi çeken, beni cezbeden ülkeler yoktu. Çok daha güzel alternatifler varken Suudi Arabistan, Sudan, Libya’yı dolaşacak değilim. 🙂 İskandinavya ülkeleri İsveç-Norveç-Finlandiya taraflarına baktım. Norveç fiyordlerine de bayılıyordum ve mutlaka görmek istiyordum. Fakat o tarafların muazzam pahalılığı, neredeyse Avrupa’nın en pahalı bölgeleri olması İskandinavya’yı gelecekteki planlarım arasına iteledi.

IMG_2738

Vee gene gençliğimde izlediğim The Beach (Kumsal) filmindeki muhteşem doğasıyla beni büyüleyen Phi Phi Ley adaları / Tayland aklıma düştü. Aslında oraları 3-4 sene sonra düşünüyordum ama aklıma düşünce incelemeye başladım. İnceledikçe, okudukça daha da ısındım. Vize uygulanmıyordu, hava alanında 30 günlük turist vizesini alabiliyorsun. Avrupa’dan sonra hiç bilmediğim, bambaşka bir kültüre sahip toprakları görmek, beni heyecanlandırdığı gibi korkutuyordu da. Bunda tek gitmemin etkisi de var tabii. Çevre ülkeler desek o da iyiydi. Kamboçya, Laos, Vietnam, Malezya, Singapur… Hele hele Vietnam hakkında okuduklarım beni benden aldı. Herkes büyüleyici diyordu. Fakat bir sorun vardı. 2012’de yaşanan politik bir hadise sonrası Vietnam Türkiye’ye vize uygulamaya başlamış ve çok zor vize veriyordu. Güneydoğu Asya seyahatimin önündeki tek handikap, oralarda iklimin şu an muson yağmuru dönemi olmasıydı. Mayıs-Ekim arası oralarda muson yağmurlarından ötürü düşük sezon olarak geçiyor. Muson döneminde yağmurdan dolayı nem oranı yükseliyor. Sıcaklıklar ise hep aynı, 30 derece civarı… Riski aldım, gitmeye karar verdim. Kendime Tayland-Kamboçya-Laos eksenli bir rota çizdim. Yol hazırlığına başladım. Muson yağmurlarına karşı cep yağmurluğu edindim.

Özgürlüğe... Koh Larn Adası  (Pattaya / Tayland)
Özgürlüğe… Koh Larn Adası (Pattaya / Tayland)

Aileme gezi planlarımı aksettirdim ve elbette ki insanoğlunun bilinmeyen yerlere karşı yaşadığı korku duygusuyla hareket ederek gezime karşı çıktılar. Kararımı vermiştim ve bol bol okumaya, araştırmaya başladım. Tayland’da yakın bir zamanda darbe olmuştu. Ülke güvenli mi değil mi, netten araştırdım ve orada yaşayan birkaç insana da sordum. Hiçbir sorunun olmadığını ve sadece daha çok kuzeyde Chiang Mai’de belli saatlerden sonra sokağa çıkma yasağı olduğunu, ülkenin şu anki Türkiye’den çok daha güvenli olduğunu, gönül rahatlığıyla gelebileceğimi söylediler.

Uçak biletimi, uçuştan 10 gün önce THY’den gidiş dönüş 1600 TL’ye aldım. Farkındayım,10 gün önce alınan bilet için harika bir fiyat. Direkt uçuş olması da cabası. Nasılını da anlatayım. Bilet araştırmaya başladığımda Skyscanner’da en ucuz 1700-1800TL’ye 1-2 aktarmalı uçuşlar gözüküyordu. Facebook’ta İnterrail Türkiye grubundan seyahatim hakkında bilgi toplarken bir arkadaş bana ulaştı. Seyahat acentesi olduğunu, THY biletlerini o an THY web sitesinde gözüken fiyatın çok daha altına verebileceğinden bahsetti. Uçuşuna göre %40’a varan indirimler yapabiliyordu. İstanbul-Bangkok (Tayland) uçuşu THY web sitesinde 2200 TL gözüküyordu. Volkan Eşin arkadaşım 1600 TL’ye bu uçuşu satabileceğini belirtti. Kaçar mı, hemen rezerve ettirdim. Birkaç gün sonra da Volkan ile görüşerek parayı kendisine teslim ettim, biletimi satın aldım. Normal bir uçuşa göre tek dezavantaj Eşin Acenta’nın nakit çalışıyor olması. Bu kadar indirime de olsun o kadar kusur. 🙂

Eşin Acenta (Beşiktaş) –> Volkan Eşin – 0534 399 73 26 – esinacenta@gmail.com

Artık yola çıkmaya hazırım…